İçeriğe geç

Planlama Yapmak

Yarış, piste çıkmadan önceki hazırlık döneminde kazanılır. Geleceği karşımızda bulmak yerine, geleceği bugünden hazırlamak üzere harekete geçmek isteyenler için “planlama” önemli bir kavramdır. Birçok kişi, günü kurtarmanın peşine düştüğünde, geleceği şekillendirebilme fırsatlarını kaçırdığının farkına varamıyor. Geleceği şekillendirebilecek yaklaşımlar ise ancak planlama vasıtasıyla belirlenebiliyor. Geleceği şekillendirmek için planlama yapabilmek, bizim gibi “olacağı varmış”, “iş olacağına varır” gibi ifadelerle “yumurta kapıya dayanınca” hareket eden ve var olanla yetinen kaderci kültürler için oldukça yabancı bir kavramdır.. Devamlı krizlerle karşılaşılıp, itfaiyeciler gibi hep günlük işlerin ateşini söndürmeye çalıştığımızdan, ufkumuzun dar olması son derece normaldir.

Sonunu düşünerek işe başlayarak, planlanmış bir hedefe doğru izleyeceğimiz yolu belirleyerek ve bu yönde çalışarak yaşam kalitemizi arttırırız. Etkili insanlar, elde etmek istedikleri sonuçları ilk önce zihinsel olarak planlar, sonra da fiziksel olarak yaratırlar. Önemli olan planlar değil, planlamadır. Diğer ifadeyle, “planlar hiç bir şey, planlama ise her şeydir”. Planlara konu olan faaliyetler başladığında, hazırlanmış olan planların hemen çoğu rafa kaldırılır ve yeni kararlar verilir. Planların rafa kaldırılması, planlama ihtiyacının ortadan kalkmasını gerektirmez. Çünkü planlama faaliyeti esnasında yapılan analizlerden, sonraki süreçte de yararlanma imkânı olmaktadır.

Planlar, şimdiki durumla gelecek arasında bir köprü oluşturmaktadır. Değiştiremeyeceğiniz bir geçmiş geride dururken, biçimlendirip sahip olabileceğimiz bir gelecek sizi beklemektedir.

Bir yıl sonrasını düşünüyorsan eğer, tohum ek,

On yıl sonrası ise tasarladığın, ağaç dik,

Amaç yüz yıl sonrası içinse, halkı eğitmeye gayret et.

Bir kez tohum ekersen bir kez ürün alırsın,

Bir kez ağaç dikersen on kez ürün alırsın,

Yüz kez olur bu ürün, eğitilirse Ulus,

Birisine bir balık verirsen, doyar bir keresinde,

Balık tutmayı öğret, doysun her keresinde.

KuantZu

Planlar, kalabalık yolda gözleri kapalı yürümemizi sağlar. İyi şeyler, ancak planlanırsa gerçekleşir, kötü şeyler ise kendiliğinden olur… Planlamanın amacı, sıradan insanlarla olağan üstü işler başarmanın yollarını araştırmaktır. Amacımız, 1-1-2-3-2 sayılarını kullanarak 10’u elde etmektir. Çözüm olan (1+1) x 2 x 3 – 2 = 10 denklemini kurmak için matematiksel işaretleri yerinde ve zamanında kullanabilmek, iyi bir planlamayı gerektirir.

Planlamada aşırıya kaçmamak da önemlidir. Unutulmamalıdır ki, her bireyin kendi faaliyetlerini planlayabilmesi için belli bir hareket alanına sahip olması gereklidir. Bazı yöneticiler bireylere veya alt yöneticilere hiçbir hareket alanı bırakmadan kişinin kendi alanıyla ilişkili her şeyi planlamaya kalkışabilirler. Bu husus, çağımızın genel yönetim hastalıklarından olan” mikro yönetim” uygulamasına tipik bir örnek teşkil etmektedir. Mikro yönetim uygulaması kapsamında üst yönetimin aşırı merkeziyetçi planlaması, inisiyatif sahibi olmayı engelleyen aşırı kontrolcü bir mahiyette karşımıza çıkmaktadır. Yalnızca bürokrasinin kurallarını uygulayan bir kimsenin inisiyatif alması mümkün değildir. Bunun yanı sıra, anlatılan bu örnek olaydan memnun olacak çalışanlar da vardır. Onlar sadece üstlerinin planlarına uyarak, argo tabiriyle “kafalarını hiç yormazlar, sadece kendilerine söyleneni yaparlar.

Nicomachides Socrates’le diyaloğunda generalliğe seçilememesi hakkında “Askeri vazifemi çok iyi yapmama, Alayımla en iyileri yapmama ve birçok kez yaralanmama rağmen beni seçmediler. Para kazanmaktan başka hiçbir şeyden anlamayan Antisthenes’i  seçtiler” diyerek dert yanıyordu. Socrates ise soğukkanlılıkla “Ne istediğini ve ne alacağını bildiğine göre savaşları da iyi idare edecektir” diyerek konuyu kestirip attı. Unutmayalım “küçük rol yoktur, sadece küçük oyuncu vardır”.

Planlar, kontrol safhasının da temelini oluşturmaktadır. Nakamura “Eğer plan doğru değilse, sonuçların kontrolü mümkün değildir” demektedir. Çok da zor olmayan ancak planlanmadığı takdirde başarılması güç ve maliyetli bazı faaliyetlere örgütsel süreçlerde rastlanmaktadır. Aşağıdaki öykü, planlama vasıtasıyla sağlanacak olan koordinasyon ve kontrolün işlevini ve önemini yansıtmaktadır.

Bu öykü HERKES, BİRİSİ, HERHANGİ BİRİ ve HİÇ KİMSE adlarında dört kişi ile ilgilidir.

Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve HERKES bu işi BİRİSİ’nin yapacağından emindi.

BİRİSİ bu duruma sinirlendi; çünkü iş HERKES’in işiydi.

HERKES işi HERHANGİ BİRİ’nin yapabileceğini düşünüyordu.

Fakat HERKES’in o işi yapamayacağını HİÇ KİMSE anlamamıştı.

Sonuçta HERHANGİ BİRİ’nin yapabileceği bu işi HİÇ KİMSE yapmadığından HERKES, BİRİSİNİ suçladı. 

Stratejiniz derin ve uzağı gören cinsten ise, daha savaşmadan siz kazanırsınız. Stratejik düşünceniz sığ ve kısa vadeli ise, daha savaşmadan kaybedersiniz. Zengin strateji, yoksul stratejiye üstün gelir, bunun için de planlama gereklidir. Planları olmayanlar yenilmeye mahkûmdur. Bu yüzden, “muzaffer savaşçıların önce kazanıp sonra savaştığı, mağlup savaşçıların ise önce savaşıp sonra kazanmaya çalıştıkları” söylenir. Hedefinizin ne olduğunu bilmeden hedefi nasıl vuracaksınız? Öyleyse planların içine hedeflerimizi yerleştirmeliyiz. Metotsuz kimse, yolunu kaybeden bir kaptandır, ayağının altındaki hazineyi görmeden diyar diyar dolaşıp hazine arar.

Etrafımızda, iyi planlarla yola çıkmayıp da sonradan debelenip duran birçok yönetici görmek mümkündür. Plansızlık veya kötü planlarla meydana gelen hataları düzeltmek için sonradan harcanan kaynaklar ve çaba birçok kurumda gündemde olan konulardan birisidir. Oysa başlanmadan önce sağlıklı bir planlama süreci yaşansa, ardından planlara ulaşacak unsurların tasarımlanması ve faaliyete geçirilmesi hususları ele alınsa, inanın her şey daha kolay olacaktır.

Attila, savaş öncesi planlamayla ilgili olarak “Ava çıkınca avlanmaya hazır olun. Yanınıza en iyi ok ve yayınızı alın. Ormanda hayvanları kovalarken size en uygun olan giysileri giyin” demektedir. Benzer şekilde Sun-Tzu “Düşmanla daha karşı karşıya gelmeden önce savaşı kazanana -gerçek savaşçı- derler” diyerek, savaş öncesi planlamanın önemine işaret etmektedir. İşler asla zor değildir. Yeter ki onları küçük parçalara bölebilelim ve planlayabilelim. Doğru planlama ile çalışan tek kol gücü, yanlış planlama ile çalışan iki kol gücünü her zaman yenecektir.

Planlamanın bir yararı da kontrol fonksiyonu için standartlar üretmesindedir. Hamurabi Kanunlarında bile “her kim bir bina inşa eder ve bina yıkılır da insanlar ölürse, o kişinin başı kesile” denir. Fenikeliler ise yöneticilerine “işini iyi yapmayan işçinin eli kesile” demişlerdir. Ahilik uygulamasında kalitesiz mal üretenin “pabucunu dama asarlarmış”.

Kendi gelecekleri ile ilgili planları olmayanlar, başkalarının planlarına dâhil olurlar. Geleceği satın alabilecek tek şey ise bugündür. Geleceğini sağlama bağlamak isteyen; bugünü dünden, yarını bugünden düşünür. Yönetim gurusu Peter Drucker’ın deyimiyle “Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur”. İşin başında düşünmek için harcanan zaman, gecikme sayılmaz. Aslında zaman tasarrufu yapmanın en iyi yollarından biri, önceden düşünmek ve plan yapmaktır; beş dakikalık düşünme, genelde büyük bir iş tasarrufu sağlar. Mevlana da bu konuda şunları söylemektedir: 

Bir bak şu görkemli binalara.

Bir mühendisin rüyasıyla başlangıçta şu güzel ev;

Kapıları, tavanları ve odaları birbiriyle uyumlu olan

Bir mühendisin rüyasıydı başlangıçta.

Sonra, araç gereç ve ormandan direkler getirdi

Her uğraşın özü ve aslı nedir? Hayal, kurgu ve düşünceden başka…

Dünya bütününün parçalarına şöyle bir bak, kurgulardan oluşmamış mı?

Önce düşünce sonra eylem, dünyanın inşasını böyle bil ezelden.

Henry Ford’un deyimiyle “İnsanlar nişan almadıkları şeyi seyrek olarak vururlar”. Planlama, ileriyi görmeyi ve basiretli olmayı sağlar. Eksiksiz bir başarı rasgele değil, ancak tam ve sağlam bir planın uygulanmasıyla elde edilir. Planlar, kararlar toplamıdır. Plan, kararların geliştirilmiş şeklidir. Ne istediğinize karar verin, sonra ondan ne beklediğine karar verin. Yapacaklarınızı ve önceliklerinizi tespit edin ve çalışmaya başlayın…

Tarih:Blog

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir